SegmentasyonANLAMLI GRUPLARI GÖR · 17 dk

Ürünü Segmente Dayatmak: Bir Çözümün Kendine Problem Araması Yanılgısı

Ürünü önce üretip ardından ona uygun bir hedef kitle uydurmak, segmentasyonu pazarın gerçeğinden koparıp satış baskısının aracına dönüştürür.

Ters yüz edilmiş STP

Pazarlama tarihinin en pahalı kurumsal yanılgıları genellikle tek bir ters soruyla başlar: “Elimizde böyle bir ürün var; peki biz bunu kime satabiliriz?” Masum bir ticari arayış gibi görünen bu soru, pazarın ihtiyaçlarından kopuşun ilk işaretidir.

Modern pazarlama mimarisinde ürün pazardan sonra gelir. Önce pazarın dinamikleri anlaşılır ve ihtiyaçlar segmentlere ayrılır. Ardından şirketin hizmet edeceği grup seçilir, bu gruba özgü konumlandırma kurulur ve ürün bu değer vaadinin somut karşılığı olarak tasarlanır.

Organizasyonlar bu sırayı tersine çevirdiğinde, müşteri dünyasından kopuk bir ürün geliştirir ve pazarlama ekibinden bitmiş nesneye uygun hedef kitle bulmasını ister. Bu durum geriye dönük segmentasyon, yani ürünü segmente dayatma yanılgısıdır.

STP bir kavram listesi değil, nedensellik zinciridir. Segmentasyon pazardaki farklı acı ve beklentileri gösterir. Hedefleme şirketin hangi gruba üstün değer sunabileceğini seçer. Konumlandırma bu grubun zihninde üstlenilecek benzersiz faydayı belirler. Ürün ise bu üç kararın sonucunda oluşur.

Ürünü önce üretmek, ilacı üretip sonra iyi gelebileceği bir hastalık aramaya benzer. İşletme odağını müşterinin ihtiyacından kendi nesnesine çevirdiğinde tüketiciye hizmet eden organizasyon olmaktan çıkar ve üretim hattını finanse etmeye çalışan bir satış makinesine dönüşür.

Hayalet persona sendromu

Geriye dönük segmentasyon yapmaya zorlanan ekiplerin en büyük tuzağı, ürünü haklı çıkaracak hayalet personalar yaratmaktır. Özellikler değiştirilemediği için pazarlamacı, birbiriyle ilgisiz bütün özellikleri aynı anda isteyecek hayalî bir profil kurgular.

Gerçek segmentasyon sahadaki gözlemden gerçek sürtünmeye, oradan ortak ihtiyaç kümesine ilerler. Hayalet persona ise üründeki alakasız özelliklerden başlar ve bu özellikleri meşrulaştıracak bir insan tipi icat eder. Bu profil sahada yaşayan müşteri değil, ürün kararlarının savunma metnidir.

Böyle bir kurgu müşteri edinme maliyetini yükseltir; çünkü gerçekte var olmayan veya dağınık bir kitleyi bulmak için bütçe harcanır. Mesaj kimsenin ihtiyacına tam olarak dokunmadığı için dönüşüm zayıflar. Değer oluşmayınca geriye fiyat kırmak ve agresif promosyon yapmak kalır.

Batık maliyet ve mühendislik aşkı

Rasyonel görünen kurumların bu hatada ısrar etmesinin arkasında davranışsal mekanizmalar bulunur. Bir projeye yatırılan zaman, para ve prestij arttıkça yönetim projenin hatalı olduğunu kabul etmekte zorlanır. Batık maliyet “Artık geri dönemeyiz, pazarlama bir yolunu bulmalı” baskısına dönüşür.

Ürünü geliştiren ekipler kendi çözümlerine duygusal bağ kurabilir. Teknik karmaşıklık veya üretimde harcanan zihinsel çaba, müşterinin algıladığı değerle karıştırılır. Ürün teknik olarak kusursuz olduğu için pazarın onu istemesi gerektiği varsayılır.

Ağır yatırım batık maliyet psikolojisini, bu psikoloji mühendislik aşkını, mühendislik aşkı da pazarlama üzerindeki hedef kitle bulma ve ikna baskısını besler. Böylece saha kanıtları ürün kararını değiştirmek yerine ürünün neden anlaşılmadığını açıklamak için kullanılır.

Çözümünü arayan iki ürün: Segway ve Iridium

Segway tanıtıldığında şehir ulaşımını değiştirecek bir teknoloji olarak sunuldu. Ürün önce tasarlanmış, ardından kimin kullanacağı aranmıştı. Yayalar için hızlı ve ağır, araç trafiği için yavaş, otomobilde taşımak için hantal ve geniş kitle için pahalı kaldı. Sonunda güvenlik ve turizm gibi dar kullanım alanlarına sıkıştı.

Sorun teknolojinin çalışmaması değil, çözümün pazarın altyapı ve ulaşım ihtiyacından doğmamasıydı. Denge mekanizmasının yapılabilir olması, insanların günlük hayatında yeterince güçlü bir ilerlemeye karşılık gelmiyordu.

Iridium dünyanın farklı noktalarından iletişim sağlamayı amaçlayan büyük bir uydu ağı kurdu. Varsayılan segment, sürekli küresel iletişim isteyen iş insanlarıydı. Fakat cihazlar ağır, bina içinde kullanışsız ve iletişim maliyeti yüksekti. Aynı dönemde yerel mobil ağlar ve dolaşım anlaşmaları şehirlerdeki gerçek ihtiyacı daha kolay biçimde çözüyordu.

Her iki vaka da teknolojik gücün pazar ihtiyacının yerine geçemeyeceğini gösterir. Ürünün yetenekleri müşterinin yaşadığı gerçek sürtünmeyle kesişmiyorsa, sonradan yazılan segment tanımı yalnızca yatırım kararını rasyonalize eder.

Dört aşamalı kurtarma ve dönüştürme protokolü

Masaya müşteri ihtiyacından kopuk, bitmiş bir ürün geldiğinde pazarlamacı teslim olmak veya hayalet persona üretmek zorunda değildir. İlk adım çözüm sökümüdür: Ürün teknik terimlerinden ve broşür dilinden arındırılır, gerçekte ürettiği en yalın fonksiyonel çıktı yazılır.

İkinci adım gerçek sürtünme taramasıdır. Bu fonksiyonel çıktı olmasaydı kim zaman, para veya itibar kaybederdi? Kimse anlamlı bir kayıp yaşamıyorsa ürünün pazar karşılığı zayıftır. Belirli bir grup ciddi bir bedel ödüyorsa gerçek problem yakalanmış olabilir.

Üçüncü adım radikal özellik budamasıdır. Geriye dönük ürünler çoğu zaman gereksiz özelliklerle doludur. Gerçek acıyı çözen çekirdek parça öne çıkarılır, diğer özellikler ikincil hale getirilir ve ürün belirli probleme odaklanan daha sade bir çözüm olarak yeniden paketlenir.

Dördüncü adım çaresiz segmenti izole etmektir. Ürünü genel kitleye sevdirmeye çalışmak yerine, problemin acısını en yoğun yaşayan ve yeterli alternatifi bulunmayan küçük grup aranır. Bu grup çözümü “olsa iyi olur” diye değil, gerçek bir kaybı önlemek için ister.

Pazar odaklı ürün geliştirme kültürü

Aynı yanılgının tekrarlanmaması için pazarlamanın kurum içindeki rolü ürün tamamlandıktan sonra iletişim yapmakla sınırlı kalmamalıdır. Pazarlama, sahadan doğrulanmış ihtiyaç ve fırsatı getirerek ürün geliştirme sürecini başlatan işlev olmalıdır.

Kapalı devre ve uzun geliştirme dönemleri yerine çekirdek hipotez, minimum uygulanabilir ürünlerle erkenden sınanmalıdır. Ürün ve araştırma ekipleri sürekli müşteri geri bildirimiyle birlikte çalışmalı; kanıtlanmayan varsayımlar üretim kararına dönüşmemelidir.

Müşteri içgörüsü taşımayan ve yalnızca teknik olarak yapılabildiği için başlatılan projelerde pazarlama liderliği kurumsal bir filtre görevi görmelidir. Doğru yapı fikirden üretime doğrusal ilerlemez; ihtiyaç, prototip, saha öğrenmesi ve yeniden tasarım arasında döngü kurar.

İhtiyacın emrinde bir ürün tasarımı

Pazarlama, üretilmiş bir kusuru retorikle örtbas etme mesleği değildir. En büyük israf, müşterinin umursamadığı bir nesneyi satmak için büyük ikna kampanyaları kurmaktır.

Ürünü segmente dayatmak pazarın çekim gücünü görmezden gelmektir. Gerçek pazarlama ustalığı pazardaki boşluğu, acıyı ve karşılanmamış beklentiyi belirlemek; ardından bu boşluğa oturan çözümü tasarlamaktır.

Doğru ihtiyaç bulunup doğru segmente odaklanıldığında ürünün kimseye dayatılması gerekmez. Çözüm, insanların hayatlarında eksikliğini hissettikleri parçanın doğal karşılığına dönüşür.

KARAR NOTUÜrün için segment uydurma; ihtiyacı kanıtla, çözümü söküp yeniden odakla ve ürünü pazarın gerçek sürtünmesinin emrine ver.
SONRAKİ OKUMAİhtiyacı Görmek: Pazarlamanın Görünmeyen Haritası ve Değer Yaratma Sanatı